Paris'te Ne Yenir? Bistro, Pastane ve Pazar Rehberi
İçindekiler
Paris'te iyi yemek yemek için yıldızlı bir restoran aramanıza gerek yok; sabah bir fırından sıcak kruvasan, öğlen bistroda tabldot menü, öğleden sonra tatlı bir mola ve akşam acele etmeyen bir sofra çoğu zaman yeter. Aşağıda şehrin gündelik yeme-içme düzenini, semt semt gidilecek yerleri ve işinize yarayacak küçük ayrıntıları bulacaksınız.
Paris'te yemek saatleri nasıl işler?
Parisliler yemeği belli saatlerde yer ve klasik menü sunan birçok lokanta öğle ile akşam arasında mutfağı kapatır. Öğleden sonra üç sularında acıkırsanız kafeler ve tezgâhlar açık olur ama sıcak yemek bulmak zorlaşabilir. Bu yüzden ana öğününüzü öğlene ya da akşamın erken saatine koyun, aradaki boşluğu pasta, çay ya da dondurmayla doldurun.
Şehir cüzdanınıza en çok öğle vakti nazik davranır. Birçok bistro, kapının yanındaki karatahtaya yazdığı plat du jour (günün yemeği) ya da iki çeşitli *formule* menüsü sunar. Fiyatlar ve saatler yerden yere değişir; oturmadan önce tahtaya bakın. Garsondan *une carafe d'eau* isterseniz musluk suyu ücretsiz gelir, hizmet bedeli de yasa gereği hesaba dahildir; bahşişi hesaplamakla uğraşmazsınız.
Fırın alışkanlığı: baget, kruvasan ve ötesi
Boulangerie, Paris'te sadece bir dükkân değil, günün başlangıç ritüelidir. Yerliler sofra için bir baget, yürürken yemek için kruvasan ya da pain au chocolat, bazen de öğle için sandviç alır. Klasik seçenek jambon-beurre, yani tereyağlı jambonlu baget; basit görünür ama iyi ekmeğin farkını en çok burada anlarsınız.
En çok konuşulan adreslerden biri Du Pain et des Idées; salyangoz biçimli hamur işleri ve rustik ekmekleriyle ünlü bir fırın. Canal Saint-Martin çevresinde olduğu için kanal boyunca yürüyüşle birleştirmek kolay. Yoğun saatlerde sıra olur, kendi kapalı günleri vardır; şehrin öbür ucundan gitmeden önce kontrol edin. Kapalıysa üzülmeyin: hemen her semtin yerlilerin sadakatle savunduğu bir fırını vardır.
- Aynı kalıptan çıkmış gibi dizilmiş somunlar yerine, kabuğu hafif düzensiz, yerinde pişmiş ekmeği tercih edin.
- Daha koyu ve çıtır sevenler için baget isterken *bien cuite* deyin.
- Pastaneden en iyi ürünleri sabah alın; öğleden sonraya kalmayabilir.
Bistro klasikleri ve sipariş ipuçları
Bistro, gündelik Paris sofrasının kalbidir. Menü kısa, yemekler tanıdıktır; asıl mesele mutfağın basit işleri iyi yapıp yapmadığıdır. Soğan çorbası, steak-frites, fırında tavuk, öğle için croque-monsieur ve tatlı olarak crème brûlée ya da çikolatalı mus sık görülen seçeneklerdir.
Eski usul Paris'i uygun fiyata görmek isteyenler için Bouillon Chartier akla ilk gelen yerdir. 1896'dan beri düşük fiyatlı klasik Fransız yemekleri sunan tarihî bir salon; uzun önlüklü garsonlar, geniş bir salon, hızlı servis. Rezervasyon kabul etmez, bu yüzden açılıştan önce gidin ve masayı paylaşmaya hazır olun. Gürültülü, hızlı ve gösterişsizdir; zaten çekiciliği bu.
Tarih tadmak istiyorsanız Le Procope 1686'dan beri açık ve çoğu zaman Paris'in en eski kafesi olarak anılır. Ucuz bir durak değil, ortamın bedelini de ödersiniz; bu yüzden her günlük alışkanlık yerine tek bir akılda kalır akşam yemeği için uygundur.
Kısa sipariş sözlüğü
- *Entrée* başlangıç, *plat* ana yemek, *dessert* tatlıdır; Türkçedeki 'antre' ile karıştırmayın.
- *Menu* sabit fiyatlı set menü, *la carte* ise tüm liste demektir.
- Biftek için *saignant* az pişmiş, *à point* orta, *bien cuit* iyi pişmiş anlamına gelir.
Kafe kültürü: kahveden fazlası
Paris'te kafede içeceğin yanında zaman da satın alırsınız. Tek bir *café crème* ile bir saat oturabilirsiniz, kimse acele ettirmez; terasların sabahtan geceye dolu olmasının nedeni budur. Tezgâhta ayakta içilen kahve masadakinden genelde daha hızlı ve ucuzdur, sabah kalabalığına karışmanın da iyi bir yoludur.
Saint-Germain'de Café de Flore, bir zamanlar Sartre ve de Beauvoir'ın uğrak yeri olmuş ikonik bir durak. Pazarlık peşinde olmayın; atmosfer ve insan seyri için gidin, sade bir şey sipariş edip biraz oturun. Kafe geleneğini seyahat teması olarak seviyorsanız, bambaşka ama aynı derecede köklü bir kahvehane kültürünü Viyana'da ne yenir yazımızda bulabilirsiniz.
Pazarlar: yerli gibi yemek
Açık ve kapalı pazarlar Parislilerin nasıl alışveriş yapıp yediğini gösterir. Tezgâhlarda peynir, şarküteri, meyve, çiçek ve hazır yemekler satılır; en iyi yöntem tadıp gezmek: bir parça peynir, birkaç zeytin, baget ve en yakın bankta bir mola.
Marais'deki Marché des Enfants Rouges, Paris'in en eski kapalı pazarı ve dünya mutfaklarından hazır yemekler sunuyor. Grubunuz tek mutfakta anlaşamıyorsa iyi bir seçim; her tezgâh başka bir şey sunar, ortak masalarda oturabilirsiniz. Öğle saatlerinde en kalabalık hâlini alır, biraz erken ya da geç gidin.
Şehrin doğu yakasındaki Marché d'Aligre taze ürün, peynir ve bit pazarı buluntuları için canlı bir yerel pazar. Daha az parlatılmış, daha gündelik; çekiciliği de bu. Pazar günleri ve saatleri mevsime ve haftanın gününe göre değişir, bazı pazarlar belirli günler kapalıdır; çıkmadan önce şehrin resmî sayfalarından teyit edin.
Marais ve adalarda sokak lezzetleri ve tatlı molalar
Marais, yürüyerek yemek için en kolay semt. Rue des Rosiers üzerindeki L'As du Fallafel, falafel sandviçleriyle ünlüdür ve kapıdaki kuyruk deneyimin parçasıdır. Sandviçinizi alıp yakındaki Place des Vosges'a yürüyün; kemerlerin altında manzaraya karşı yiyebilirsiniz.
Tatlı için Angelina, Rue de Rivoli üzerinde Belle Époque tarzı bir çay salonu ve 1903'ten beri sıcak çikolatasıyla tanınır. Yoğun ve ağırdır, küçük iştahlıysanız paylaşın. Notre-Dame yakınında, Île Saint-Louis'deki Berthillon 1954'ten beri doğal aromalı dondurma yapar. Köprüleri geçerken bir külah yemek, gezinin en güzel molalarından biri olabilir.
Bu tatlı durakları gezi gününün ortasına koyarsanız şehri çok daha rahat gezersiniz. Günü büyük yapıtların etrafında kuruyorsanız, öğünleri anıtların yakınına yerleştirmeyi gösteren 3 günde Paris rotası yazımıza bakın.
İyi yemek için pratik ipuçları
- Popüler restoranlar için akşam yemeğine önceden yer ayırtın, özellikle hafta sonu; küçük yerlerde masa azdır.
- Büyük anıtların hemen yanında fotoğraflı menüler ve yoldan geçenleri çağıran garsonlardan uzak durun; iki üç sokak ileri yürüyün.
- Menüler kısa ve yemekler çoğunlukla tereyağı, krema ve et içerdiği için alerji ve diyet isteklerinizi açıkça söyleyin.
- Pazar tezgâhlarında nakit ya da kart bulundurun; bazı küçük satıcılar birini tercih eder.
- Fırın ve lokantaların kapalı günlerini kontrol edin; birçok küçük yer haftada bir ya da iki gün kapanır.
Son olarak sade yemekten çekinmeyin. Bir baget, biraz peynir, meyve ve bir park bankı, gezinin en iyi öğünlerinden biri olabilir. Mekânları haritada görmek için Paris yeme-içme sayfasına bakın, ardından öğünleri gezi duraklarının arasına yerleştirmek için Paris planını oluşturun.