Paris'te 3 Gün: Yürünebilir, Gün Gün Gezi Rotası
İçindekiler
Paris'te üç gün, şehrin ana hatlarını görmek için yeterli; yeter ki her semte yetişmeye çalışmayın. Aşağıdaki rota görülecek yerleri bölgelerine göre gruplar: ilk gün şehrin ortaçağ kalbi olan adalar ve Marais, ikinci gün büyük müzeler ve Eyfel Kulesi, üçüncü gün Montmartre ile Opera çevresi. Her günün sonu iyi bir akşam yemeği için uygun bir mahallede biter.
Paris'te üç günü nasıl kurgulamalı?
Şehir küçük görünür ama ünlü yerler arasındaki mesafeler zikzak çizdiğinizde hızla birikir. En sık yapılan hata sabah Louvre, öğle Montmartre, gün batımında Eyfel demek ve aralarda uzun metro yolculuklarına katlanmaktır. Burada her günün tek bir ağırlık merkezi var ve hareketin çoğu yürüyerek ya da Seine kıyısı boyunca gerçekleşiyor.
Rahat bir ayakkabı, doldurulabilir bir su şişesi ve her gün için bir büyük kapalı mekân planı yağmurlu havada bile programı kurtarır. Giriş saatleri, kapalı günler ve bilet kuralları mevsime ve yıla göre değişir; bazı yapılarda zamanlı rezervasyon gerekir. Gitmeden birkaç gün önce her yerin resmî sitesine bakın. Müze odaklı gezmeyi seviyorsanız Londra'nın en iyi müzeleri yazımızda aynı mantığın başka bir başkentte nasıl işlediğini görebilirsiniz.
1. Gün: Adalar ve Marais
Sabah: Notre-Dame ve Sainte-Chapelle
Güne erken, Paris'in doğduğu Île de la Cité'de başlayın. Notre-Dame de Paris, 2019'daki yangının ardından ziyaretçilere yeniden açıldı; içeri girmeseniz bile Gotik cephe, uçan payandalar ve çatıdaki yeni çalışma meydandan yavaşça turlanmaya değer. İç mekân giriş kuralları değişebildiği için katedralin resmî sayfasına göz atın.
Birkaç dakika ötede, Kral IX. Louis'nin kutsal emanetleri için on üçüncü yüzyılda yaptırdığı Sainte-Chapelle var. Alt şapel mütevazı, ama üst şapel neredeyse tamamen vitraydan oluşuyor ve güneşli bir sabahda yere düşen renkler insanların kuyruğa girme nedeni. Küçük bir yapı olduğundan erken gitmek ya da saat seçerek rezervasyon yapmak işinizi çok kolaylaştırır.
Öğleden sonra: Île Saint-Louis ve Marais
Küçük köprüyü geçip on sekizinci yüzyıl konaklarıyla dolu sessiz Île Saint-Louis'ye geçin. Burası, yerlilerin hâlâ dondurmada ölçü kabul ettiği Berthillon'un yeri; katedral turundan sonra bir top dondurma yerinde bir ödül.
Buradan kuzeydoğuya, Le Marais'ye yürüyün. Dar sokakları on dokuzuncu yüzyıldaki Paris yenilemesinden kurtulduğu için eski konaklar, küçük galeriler ve bağımsız dükkânlar bir arada. Şehrin tarihine ayrılmış Musée Carnavalet, semtin en iyi kapalı durağı ve sabah gördüklerinize bağlam kazandırıyor. Hızlı bir yemek için rue des Rosiers'deki kuyruğa girip L'As du Fallafel'in falafelini deneyebilir ya da şehrin en eski kapalı pazarlarından Marché des Enfants Rouges'u dolaşabilirsiniz.
2. Gün: Müzeler, bahçeler ve Eyfel Kulesi
Sabah: Louvre
Louvre, eski bir kraliyet sarayı ve Paris'in en büyük müzesi; hepsini görmeye kalkmayın. Mona Lisa, Milo Venüsü ve Mısır salonları gibi üç dört hedef seçin, gerisini bırakın. Önceden internetten saat seçerek bilet alın ve açılışta girin; en ünlü tablonun önündeki kalabalık sabah ilk saatte ve geç açık kalınan günlerin akşamında en azdır.
Öğle: Tuileries ve Orangerie
Louvre'dan sonra Tuileries Bahçesi'nden geçip Musée de l'Orangerie'ye uğrayın. Küçük ve sakin bir müze; Monet'nin nilüfer panoları için ayrılmış iki oval salon, kalabalıktan sonra gözlerinizi dinlendirmenin kolay yolu. Öğle yemeği için bahçede basit bir kafe ya da Saint-Germain yönüne kısa bir yürüyüş yeterli.
Öğleden sonra: Musée d'Orsay ve nehir
Seine'i geçip eski bir tren garında kurulu Musée d'Orsay'ye gidin. En çok ilgi gören bölümler Empresyonist ve Post-Empresyonist salonlar; dev saatiyle bina da çekiciliğin yarısı. Enerjiniz kaldıysa, bahçesinde heykellerin sergilendiği ve Düşünen Adam'ın da bulunduğu Musée Rodin daha sakin bir alternatif.
Akşam: Eyfel Kulesi
Günü, 1889 Dünya Fuarı için yapılan Eyfel Kulesi'nde bitirin. Çıkabilirsiniz, ama birçok gezgin Champ de Mars'tan ya da Pont de Bir-Hakeim gibi bir köprüden bakmaktan da aynı keyfi alıyor. Yukarı çıkmak istiyorsanız biletinizi önceden internetten alın; aynı gün kuyruklar uzun olabilir. Akşam karanlığında kule her saat başında birkaç dakika ışıldar ve yakında duran herkes için ücretsiz bir gösteri olur.
3. Gün: Montmartre, Opera ve yerel bir final
Sabah: Sacré-Cœur ve tepe
Tur gruplarından önce Montmartre'a çıkın. Sacré-Cœur'ün beyaz kubbesi şehre ücretsiz bakabileceğiniz en iyi manzaralardan birini sunuyor; arkasındaki sokaklar ise ressamları yüz yıl önce buraya çeken havayı hâlâ taşıyor. Ana merdivenler yerine arka sokaklardan inerseniz insanların gerçekten yaşadığı küçük kafeler bulursunuz.
Öğle: Palais Garnier
Metroyla ya da uzun bir yokuş aşağı yürüyüşle on dokuzuncu yüzyıl opera binası Palais Garnier'ye inin. Gösteri izlemeyecek olsanız bile büyük merdiven ve salon, İkinci İmparatorluk'un gösterişe düşkünlüğünü anlatıyor. Müze yerine alışveriş seviyorsanız yakındaki büyük mağazaların terasları ücretsiz panorama sunar.
Öğleden sonra: Sol Yaka kafeleri ya da Père-Lachaise
İki iyi seçeneğiniz var. Klasik bir Paris öğleden sonrası için Saint-Germain-des-Prés'ye gidip Café de Flore'da kahve içebilir, ardından Luxembourg Bahçesi'nde yavaşça dolaşabilirsiniz. Daha atmosferik bir şey isterseniz Chopin, Oscar Wilde, Édith Piaf ve Jim Morrison'ın yattığı dev yamaç mezarlığı Père-Lachaise'i ziyaret edin; yolları karışıktır, harita alın.
Üç gün için pratik öneriler
- Louvre, Sainte-Chapelle ve Eyfel Kulesi biletlerini erkenden ayırtın; biletleri en kolay tükenen üç yer bunlar.
- Günde birkaç kereden fazla metroya bineceksiniz, çok günlük bir ulaşım kartı genellikle tek biletlerden ucuz olur; ama güncel fiyatları resmî ulaşım sitesinden karşılaştırın.
- Birçok müze haftada bir gün kapalıdır ve bu gün müzeye göre değişir; günlerin sırasını ona göre kurun.
- Metroda ve büyük anıtların çevresinde telefon ve çantanıza dikkat edin; en sık şikâyet cep hırsızlığı.
- Öğle yemeğini yerli gibi yiyin: anıtın görüş alanındaki mekânlar yerine yan sokaktaki sabit menülü bir restoran çoğunlukla daha değerlidir.
Bir gün fazlanız ya da farklı zevkleriniz varsa
Dördüncü bir gün için en belirgin gezi Versay Sarayı; ama günün çoğunu alır, bu rotaya sıkıştırmayın. Yemek meraklıları Orsay öğleden sonrasını Marché d'Aligre'de uzun bir yürüyüşle ve şehrin en eski kafelerinden Le Procope'ta ya da salonu menüsü kadar ilgi çeken Bouillon Chartier'de bir masayla değiştirebilir.
Çocukla mı geziyorsunuz? Opera yerine merkeze uzak ama aileler için keyifli Cité des Sciences et de l'Industrie'yi koyun. Daha uzun bir Avrupa turu planlıyorsanız trenle iyi bir sonraki durak olan Amsterdam'da yapılacak en iyi şeyler yazımıza da göz atın.
Rotayı kendi planınıza dönüştürün
Herkes farklı hızda yürür; bu rotayı bir iskelet olarak kullanın ve sırayı otelinize, enerjinize ve havaya göre değiştirin. Gün gün planı Paris planlayıcısında oluşturabilir, karar vermeden önce Paris rehberinden ve Fransa sayfasından şehri daha yakından tanıyabilirsiniz.