Lizbon 3 Günde Gezilir mi? Gün Gün Rota

Yayın tarihi: 5 dk okumaLizbon

İçindekiler
  1. Lizbon'a gitmeden önce bilmeniz gerekenler
  2. 1. Gün: Alfama, katedral ve kale
  3. 2. Gün: Belém ve nehir kıyısı
  4. 3. Gün: Baixa, Chiado ve Bairro Alto
  5. Yolda neler yemeli?
  6. Nerede kalmalı, ne zaman gitmeli?
  7. Dördüncü gününüz varsa

Lizbon'u üç günde gezmek mümkün; yeter ki rotayı yedi tepeye karşı değil, onlarla birlikte kurun. En rahat sıralama şu: birinci gün Alfama ve kale, ikinci gün Belém ve nehir kıyısı, üçüncü gün Baixa, Chiado ve Bairro Alto. Aradaki bir akşamı da fadoya ayırmanızı öneririm.

Lizbon'a gitmeden önce bilmeniz gerekenler

Şehir Tajo Nehri'nin kıyısındaki yedi tepeye yayılıyor ve ünlü yerler farklı tepelerde dağınık duruyor. Kaldırımlar küçük taşlarla döşeli ve zamanla cilalanıp kaygan hale gelmiş; bu yüzden rahat, tabanı tutan bir ayakkabı çantanızdaki en önemli parça. Aşağıdaki rotada yerleri semtlere göre grupladım. Böylece her gün tek bir bölgede kalıyor, en dik tırmanışları da yorulmadan, sabahın erken saatlerinde yapıyorsunuz.

Ulaşım için tek bir Viva Viagem kartı yeterli: metro, tramvay, otobüs ve Cascais hattı treninde geçiyor. Tepeli merkezde 28 numaralı tramvay, Glória füniküleri ve Santa Justa asansörü dizlerinizi kurtarır, ama öğle saatlerinde kuyruk uzayabiliyor. Çalışma saatleri ve bilet kuralları mevsime göre değiştiği için gitmeden resmi sitelerden kontrol edin. Başka bir başkentle kıyaslamak isterseniz Roma'da yapılacak en iyi şeyler yazımıza da göz atabilirsiniz.

1. Gün: Alfama, katedral ve kale

Sabah: Sé de Lisboa ve dar sokaklar

Güne eski şehrin yokuşunun başladığı yerdeki kale görünümlü katedralle, Sé de Lisboa ile başlayın. Sade Romanesk cephesi şehrin hikâyesini özetliyor: depremlerle sarsılmış ve defalarca yeniden yapılmış bir yer burası. Buradan şehrin en eski semti Alfama'ya doğru, belli bir rota izlemeden çıkın. Sokaklar dar, pencereler arasında çamaşırlar asılı, köşelerde de çinilerle kaplı küçük şapeller çıkıyor karşınıza.

Acele etmeyin. Alfama biraz kaybolunacak bir yer; tesadüfen bulduğunuz seyir terası çoğu zaman gitmek istediğinizden daha güzel oluyor.

Öğleden sonra: Castelo de São Jorge ve seyir terasları

Sonra Castelo de São Jorge'ye çıkın. Surlardan kırmızı çatılara, nehre ve aşağıdaki Baixa dama düzenine bakarak şehrin nasıl kurulduğunu en iyi burada anlıyorsunuz. Ziyareti telaşsız planlayın.

Aşağı inerken Alfama ile Graça arasındaki seyir terası yürüyüşünün bir bölümünü ekleyin. Teraslar ücretsiz, çoğunun yanında küçük bir büfe var ve gün batımında yerliler de oraya toplanıyor.

Akşam: fado

Alfama, Portekiz kültürünün özlem dolu şarkı türü fadonun geleneksel yuvası. Clube de Fado gibi bir mekân klasik seçim; önce bağlam isterseniz yakındaki Museu do Fado tarihini anlatıyor. Önceden masa ayırtın; akşam yemeği ve müzik genellikle birlikte sunuluyor.

2. Gün: Belém ve nehir kıyısı

Sabah: Jerónimos ve Keşifler Çağı

Tramvay ya da Cascais hattı trenle Keşifler Çağı'nın zenginliğiyle kurulan nehir kıyısı semti Belém'e gidin. Mosteiro dos Jerónimos UNESCO listesindeki bir manastır; içeri girmenin asıl nedeni avlunun taş işçiliği. Tur grupları sonradan geldiği için erken varın.

Nehir boyunca yürüyüp limanı koruyan küçük kale kulesi Torre de Belém'e ve gemi pruvası biçimindeki, önünde kâşiflerin sıralandığı Padrão dos Descobrimentos'a uğrayın. İkisi de kısa fotoğraf durağı; içeri girip girmemeye orada karar verebilirsiniz.

Öğle: Pastéis de Belém

Belém'e gidip Pastéis de Belém'de pastel de nata yemeden dönmeyin. Burada tatlı sıcak, tarçın ve pudra şekerle servis ediliyor; salonlar büyük olduğu için kuyruk hızlı ilerliyor. Sıra sizi yıldırırsa şehirdeki başka pastanelerde de iyi örnekleri var.

Öğleden sonra: bir müze seçin

Belém'de birkaç müze var, zevkinize göre seçin. Museu Nacional dos Coches kraliyet arabalarını, Museu de Marinha Lizbon'u zengin eden denizcilik tarihini anlatıyor; MAAT ise nehir kıyısındaki çağdaş sanat ve teknoloji müzesi, çatısında yürünebiliyor. Herhangi biri öğleden sonrayı doldurur.

Günü Cais do Sodré yönüne nehir kıyısında yürüyerek bitirin; orası gün batımında köprü manzarasıyla bir şeyler içmek için de uygun.

3. Gün: Baixa, Chiado ve Bairro Alto

Sabah: Pombal'ın dama tahtası düzeni

Üçüncü gün daha düz. Baixa, 1755 depreminden sonra Pombal Markisi tarafından yeniden kurulan merkez; nehir kıyısındaki büyük meydandan Rossio'ya rahatça yürünüyor. Café A Brasileira'da bir kahve, yerel bir şey denemek isterseniz A Ginjinha'da küçük bir kadeh vişne likörü iyi gider.

Öğleden sonra: Chiado ve Carmo kalıntıları

Yavaşça Chiado'ya çıkın; sokaklarda kitapçılar, tiyatrolar ve eski kafeler var. Convento do Carmo, depremin hatırası olarak ayakta bırakılmış çatısız Gotik kilise ve şehrin en etkileyici duraklarından biri. Oradan Santa Justa asansörünü kullanabilir ya da yürüyerek inebilirsiniz.

Enerjiniz kalmışsa tepedeki sakin, bahçeli ve butikli semt Príncipe Real'de yavaş bir tur atın.

Akşam: Bairro Alto ve yemek

Bairro Alto gündüz sessiz, hava karardıktan sonra barlar ve canlı müzikle doluyor. Önce bölgede yemek yiyin, sonra kalabalığı izleyin. Daha geleneksel bir akşam için Taberna da Rua das Flores gibi küçük tabaklarıyla bilinen bir meyhanede masa ayırtın. Küçük tabaklarla gezi kurmanın başka bir örneği için Barselona'da ne yenir yazımız da var.

Yolda neler yemeli?

  • Pastel de nata: şehri tanımlayan krema dolgulu tartlet; Belém'de yiyin, sonra küçük bir pastanedekiyle kıyaslayın.
  • Bacalhau à Brás: kuru morina, çıtır patates ve yumurtalı klasik ev yemeği.
  • Caldo verde: patates ve lahana çorbası, genellikle hafif bir başlangıç olarak gelir.
  • Arroz de marisco: suyu bol deniz ürünlü pilav; Cervejaria Ramiro gibi eski bir cervejariada denenir.

Grup restoran konusunda anlaşamıyorsa Time Out Market Lisboa pratik; tek salonda pek çok tarz bulunuyor. Daha yerel bir ortam için Mercado de Campo de Ourique'e gidip mahalle sakinlerinin yediği yerde yiyin.

Nerede kalmalı, ne zaman gitmeli?

Alfama atmosferik ama dik, Baixa düz ve merkezi, Bairro Alto ise geç saatlere kadar hareketli. Hafif uyuyorsanız Príncipe Real gibi daha sakin bir semti düşünün. İlkbahar ve erken sonbahar yürümek için rahat, yazlar taş tepelerde sıcak olabiliyor, kışlar ılık ama yağışlı; yağmurluk almayı unutmayın.

Dördüncü gününüz varsa

En popüler uzantı Rossio'dan trenle gidilen, sarayları ve Mağribi kalesiyle Sintra. Cascais sahili ve Cabo da Roca yakınındaki Atlantik falezleri de günübirlik gidilebilir. Aynı "her gün bir semt" mantığını Paris'te 3 gün rotamızda da görebilirsiniz.

Hangisini seçerseniz seçin, her güne boşluk bırakın. Lizbon, doldurulmuş bir listeden çok seyir terasındaki yavaş öğleden sonraları ödüllendiriyor. Rotayı kendi hızınıza uyarlamak için Lizbon gün gün planına bakabilir, yeme-içme rehberini ve kültür rehberini inceleyebilirsiniz.

← Blog'a dön